Hemoroid tedavisinde ameliyat şart mı?

WomanLyingDownHoldingStomach-850x567

Hemoroid hastaları genelde hekime çok geç başvururlar ve hemen her zaman ameliyat olacaklarına dair önyargılı bir korkuları vardır. Halbuki bizim hastalarımızın ancak %10’u (yani yaklaşık on vakadan sadece biri) ameliyat olur. Bunu sağlayabilmemizde etkili bazı unsurlar vardır.

  1. Bizim ileri teknolojimiz ve deneyimimize karşın, anal bölge çok duyarlı bir doku yapısına sahiptir ve her türlü cerrahi girişim az ya da çok ağrı ve hassasiyetlere yol açacaktır. Bu nedenle, zorunlu kalmadıkça ameliyat yönüne gitmeyiz.
  2. Zaten pek çok hemoroid vakasını ayaktan uyguladığımız band ligasyonu (bantlama), infrared koagulasyon (lazer olarak da adlandırılır), injeksiyon skleroterapi (kurutucu madde injeksiyonu) ile iyileştirebiliyoruz. Bunlar ağrısız, günübirlik işlemler, herhangi bir doku kesip çıkarılmıyor ve doğru uygulandıklarında hastaların çoğunun ameliyatsız iyileşmelerini sağlayabiliyorlar.
  3. Hastayla doğru iletişim, uygun diet, sıcak banyolar ve bazı ilaçlarla önce hastalığın yatıştırılması ve küçültülmesini sağlıyoruz. Bu şekilde önce hastalık kontrol altına alındığında, ameliyat yerine çok daha basit girişimlerle sorun çözülebiliyor.
  4. Ameliyat kaçınılmaz olsa da bunun klasik cerrahi aletlerle (bistüri, koter, dikiş) yapılması yerine ultrasonik dissektör (sesötesi bıçağı) gibi dokuyu hırpalamayan teknolojilerle yapılmasını tercih ediyoruz. Ya da anal kanala hiç dokunmayan stapler tekniklerini (PPH – Longo yöntemi, TST-doku seçici stapler) uygun vakalarda ustaca uygulamak gerekir. Yine hemoroidlere hiç dokunmadan köklerinin Doppler ile tam hedeflenip özel dikişlerle bağlanmasına yönelik THD (transanal hemoroidal desarterilisation) tekniği, özellikle aşırı kanama eğilimli iç hemoroidlerde çok daha üstün sonuçlar sağlıyor.

Sonuç olarak, hemoroid hastalığının doğru tedavi edilmesindeki kritik unsur herhangi bir tekniğin ismi değil, proktoloji doktorunun tüm teknik ve teknolojileri elinde bulundurması, bunlar içinde hastaya en uygun, en basit ve en ucuz olanını tercih edebilmesi ve tedavide önyargısız ve bütünsel bir yaklaşımı realize etmesidir.

Hemoroid hastasının da daha sağlıklı bir diyet ve barsak alışkanlığı noktalarında bilinçli olması, bu konuda çok iyi bir iletişimin sağlanması ve tedavi başarısında kendisinin de önemli rolü olduğunu fark etmesi gerekir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>